2011 in son gecesini mide ağrısıyla geçirdim,mutfağımdaki çeşitli otlarla herşeye şifa bulmaya çabalayan ve kısmen başarılı da olan ben,bu duruma bi çare bulamadım ve eşimin ısrarları karşısında hiç sevmediğim cümleye başvurdum haliyle"tamam gidelim hastaneye" dedim ama o kadar isteksiz söylemişim ki eşim gülmekten alamadı kendini.e tabi ki gitmedim.hani deriz ya hep "Allah eksikliğini vermesin ama düşürmesinde hastanelere" bu duamız baki...neyse ki biraz daha rahatsız ettikten sonra uykuya dalacağım kıvama geldi ve neyse ki sabah uyandığımda eser kalmamıştı ağrıdan.hem uykusuzluğun hem de hastalık halinin keyifsizliği akşam saatlerine kadar sürdü.[eşime söz verdim bir kez daha tekrarlarsa ısrar beklemeden gideceğim hastaneye:( ]
akşam için komşularımızı yeni yıl yemeğine davet etmiştik.keyifsiz ve pervasız halim hazırlığın akşam saatlerine kadar kalmasını sağladı ama neyse ki içime sinecek bi sofra kurabildik.hatta eşimin doğum günü pastasını yetiştirdim[şu an öyle kızdım ki kendime"her anı fotoğraflamak gerekir" deyip hiçbir anı fotoğraflayamayan bana ne denir ki:( ]eşimin doğum günü 1 Ocak aslında ama adet haline geldi ki hep yılbaşı akşamı ilk kutlamayı yapar olduk.bu kez de iyi saklamışım pastayı ve yine şaşırtmayı başardım.yaşasın ben!!!severim sürprizler yapmayı neyse ki tutuyor planlarım genelde.yemek sonrası pasta eşliğinde çay sohbeti yapıp evlere dağıldı herkes.öyle anlaşmıştık zaten.biz yılbaşını çok abartmayı sevmiyoruz ve özellikle evde olmayı tercih ediyoruz.dışarda olduğumuz zamanlarda oldu vaktiyle...ama evde olmayı seviyoruz.bazen dostları ağırlıyoruz bazende başbaşa kalmanın keyfini yaşıyoruz.dedim ya abartmayı sevmiyorum ama dostlarla kutlaşmayı bahane edip seslerini duymayı,kartlar vesilesi ile hatırlamayı ve kendimi hatırlatmayı seviyorum.öyle hızlı akıyor ki hayat arada bir bahaneler gerekiyor malesef iletişimlerin sürekliliği için.işte yılbaşı da benim için en çok bu demek.özlediğim sesleri duydum,önemsediğimi belirtmek istediklerime kartlarını postaladım.karşılığında güzel dilekler eşliğinde mesajlar ve telefonlar aldım.kimi evlere bereket çıkını ile bereket dileklerimi ulaştırdım.insan olmanın en güzel anını yakaladım güldüm,güldürdüm ne mutlu bana...saatler yeni yılı göstermek üzereyken çalışma odasına geçtim.çalışma masasında büyükçe bir poşet.bu ne ki diye seslendim cevap yok.cevap bekleyecek değilim tabi:)hele ki ben:)araladım ki bir buket çiçek...tebessümle kafamı çevirdim ki hayatımda bildiğim en güzel tebessüme çarptı tebessümüm:))canımın içi yine gülümsetti beni."niye ki,yılbaşı için mi" dedim "hayır içimden geldiği için" dedi yine beni mest etti ve ekledi "bi de bunları sana ulaştırmak için vesile" diye çiçeğin aranjmanına eklenmiş uğur böceği ve nazar boncuğunu göstererek.dilerim uğurlu ve hayırlı gözlere çarptığımız bir yıl olur...
yeni yılla ilgili ilk gülümseme bu değildi.Semacım yaptı ilk güzelliği.yılların eskitemediği can dostum.Hüseyin e yapmak istediğim sürprizden bahsetmiştim.o yoğun ben yoğun bi ara birlikte bakarız deyip kenara koymuştuk fikrimizi.halletmiş bile sağolsun.cuma günü haber verdi.aynı gün iş arkadaşlarımdan da bir eşarp aldım yeni yıl armağanı olarak...
ama cumartesinin ilk güzelliğine gelince.market dönüşü babannem bana bir paket geldiğini söyledi.
