yani dünya yıkılmadı belki ama düşünsenize sokağa çıksanız tiramusuyu,browniyi,sufleyi bilmeyen pek çıkmaz değil mi?ama kızamık şekeri anımsanmıyor,pelte yi yeni çıkan fransız tatlısı diye yuttursan yiyecekler de eski adetlerden desen burun kıvıracaklar diye korkuyorum.ne oluyor bize böyle???doğum hazırlığında kapı süsleri hatırlanırda lohusa şerbeti hatırlanmaz oldu.diş buğdayını hatırlayanlar yapanlar var da baby party ler kadar değil yinede galiba:((
sütlaç yapmayı bilmeyipde tiramusu yapan arkadaşlarım var.halbuki ne kolaydır ve ne de besleyicidir bizim sütlü tatlılarımız...aşureyi zor bulana neyse derim ama sütlacı zor bulup da çocuğunun eline danone tutuşturanı anlamıyorum.
evde yoğurt yapmakdan bahsedince ayyyy uğraşamammmmm diyor dostlarım ama şu zamanda her besin risk taşırken kimyasallar bebeleri kuşatmışken bari çocuğu olanlar niçin "zaten tamamen kurtaramıyorum yavrumu.bari hücre başına düşecek kimyasalı azaltayım demezler" :(( ya ben mi küçümsüyorum bu işi.siz deyin bana ne var ki yahu yoğurt yapmakda...hani tamam salça kaynatmak desen anlarım,hadi konserve ile uğraşmam desen yine bir nebze ama ne var ki yoğurt yapmakda???
bir arkadaşımı bu hafta yoğurt yapanlar arasına dahil edeceğiz söz verdi bana dün:))ama ben geri kalanlarla uğraşmaya devam edeceğim:))
bilenler bilir henüz bir bebeğim yok benim.belki uzaktan davulun sesi hoş gelir diyenler de olacaktır ama Allah sıhhatli bir bebecik nasip eder ve bana da sıhhat verirse umuyorum bu uğraşlarıma devam edeceğim.ahkam kesme sanılmasın bu yazdıklarım,sadece içerledim.üzüldüm,kendi öz mutfağımızı unutuyor muyuz diye korktum,adetler,ananeler bi kenara mı atılıyor diye...çünkü biz evde bebek veya çocuk yokkende dikkat ediyoruz bu durumlara...ve biliyorum çoğunuzda bu güzellikleri sevenlerdensiniz e haliyle dilimden siz anlarsınız...
neyse tahmin ettiğim gibi sizlerle dertleşirken birazcık ferahladı içim:))
sevgilerle...
Pınarpare...