2 Nisan 2013 Salı

2 NİSAN DÜNYA OTİZM FARKINDALIK GÜNÜ...


OTİZM NEDİR?
Çocuğunuzda aynı yaştaki diğer çocukların davranışlarından farklı davranışlar 

gözlüyorsanız kaygılanabilirsiniz. Bu davranışların otizm belirtisi olabileceğini 

düşünüyorsanız otizmin ne olduğunu, sizi ve ailenizi ne şekilde etkileyeceğini bilmek 


isteyebilirsiniz.
Otizm, doğuştan gelen ya da yaşamın ilk üç yılında ortaya çıkan karmaşık bir 

gelişimsel bozukluktur. Otizmin, beynin yapısını ya da işleyişini etkileyen 

bazı sinir sistemi sorunlardan kaynaklandığı sanılmaktadır.
Sizin hatanız değil!
Otizme neler yol açar? Bugün için bu soruya verilebilecek en doğru yanıt Otizme

 nelerin yol açtığı bilinmiyor yanıtı olacaktır.
Otizmin anne-babadan kalıtım yoluyla geçmiş olabileceğinden kuşkulanılmaktadır.
 Dolayısıyla, bu yönde pek çok araştırma yapılmaktadır. Ancak, henüz otizmin

 geni bulunabilmiş değildir. Otizmin çevresel faktörlerle tetiklendiği düşünülmektedir.
Otizme her çeşit toplumda, ırkta ve ailede rastlanmaktadır. Dolayısıyla, bu özelliklerin
 hiç birinin otizmle ilişkili olmadığı kabuledilmektedir. Öyleyse, otizmin çocuk 

yetiştirme özellikleriyle ya da ailenin ekonomik koşullarıyla ilişkisi yoktur.
Yalnız değilsiniz!
Otizm, günümüzde rastlanan en yaygın nörolojik bozukluktur ve Hastalıkları Kontrol 
Etme ve Önleme Merkezi (Centers for Disease Control Prevention)'nin 2012 verilerine 
göre 88'de 1 görülme sıklığı vardır. Bu yaygınlık bilgileri Birleşik Devletler kaynaklı 
iken, ülkemizde otistik bozukluğun yaygınlığına ilişkin henüz yeterli bilimsel veri 
bulunmamaktadır. Otistik bozukluğun tüm ırklarda, etnik gruplarda ya da sosyal 
statüsü farklı gruplarda görülebileceği, ailenin gelir durumu, yaşam biçimi ve eğitim 
düzeyi ile otistik bozukluk arasında bir bağ olmadığı vurgulanmaktadır. Cinsiyetle 
ilişkili olarak alanyazında farklı görülme sıklığı bilgileri bulunmasına rağmen, ortak 

görüş, erkeklerde kızlardan daha fazla görüldüğüdür
Otizm tanısı alan çocukların çoğunda değişik derecelerde öğrenme güçlüğü ve zeka 

geriliği de görülebilir.
Otizm, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de son yıllarda adı çok sık duyulan bir
 özel eğitim kategorisidir. Otizm terimi, zaman içinde yerini, otizm spektrum 
bozuklukları (ASD - autism spectrum disorders) terimine bırakmıştır. Otizm spektrum
 bozuklukları, yaygın gelişimsel bozukluklarla (pervasive developmental disorders - PDD) 
eşanlamlı olup, ileri düzeyde ve karmaşık bir gelişimsel yetersizlik anlamında kullanılmaktadır.
 Otizm ise, bu şemsiye altında yer alan kategorilerden yalnızca biridir. Otizm spektrum 

bozukluğu kavramı ile ilişkili belli başlı olgular şöyle sıralanabilir;

  • Otizm spektrum bozukluğunun nörolojik nedenlerden kaynaklandığı sanılmaktadır. Otizm spektrum bozukluğu tanılı bireylerin önemli bir bölümünde (yaklaşık %35), beyindeki anormal elektrik hareketlerine bağlı olarak; nöbet, istemsiz hareketler, bilinç yitimi vb. nörolojik sorunlar da görülebilir.
  • Otizm spektrum bozukluğu bir ruh hastalığı değildir; ancak, belirtileri bazı ruh hastalıklarını çağrıştırabilir.
  • Yapılan bilimsel araştırmalar, otizm spektrum bozukluğunun çocuk yetiştirme özellikleriyle ya da ailenin sosyo-ekonomik özellikleriyle ilişkisi olmadığını göstermiştir.
  • Otizm spektrum bozukluğunun kalıtsal olabileceği yönünde bulgular vardır; ancak, buna yol açan gen ya da genler henüz bulunmuş değildir.
  • Önceki yıllarda otizm spektrum bozukluğunun görülme oranının 500'de bir olduğu kabul edilirken, son verilere göre, otizm spektrum bozukluğunun yaklaşık her 88 çocuktan birini etkilediği düşünülmektedir. Ayrıca, erkeklerdeki yaygınlığı kızlardan dört kat fazladır.
  • Sanıldığının aksine, otizm spektrum bozukluğu tanılı bireylerin çoğunda, farklı düzeylerde zeka geriliği görülür. Ayrıca, zeka testlerinde, belli alanlar, diğer alanlara kıyasla çok daha geri çıkabilir.
  • Otizm spektrum bozukluğu tanılı bireylerin pek azında (yaklaşık %10), çok güçlü bellek, müzik yeteneği vb. üstün özelliklere rastlanır.


Amerikan Psikiyatri Birliği'nin 2000 yılında yayımladığı kılavuza göre (DSM-IV-TR), otizm spektrum bozukluğu kapsamında beş ayrı kategori yer almaktadır:

  • Otizm (Otistik bozukluk)
  • Asperger sendromu
  • Atipik otizm (Başka türlü adlandırılamayan otistik/yaygın gelişimsel bozukluk)
  • Çocukluk dezentegratif bozukluğu
  • Rett sendromu




                       OTİZMİN BELİRTİLERİ ?


Otizmin belirtileri nelerdir?
Otizm, üç alanda sorunlarla kendini gösterir. Bu alanlar ve bu alanların 
her birinde 

gözlenebilecek belirtiler aşağıda yer almaktadır.

A. Sosyal İlişkilerde Güçlük
1. Başkalarıyla göz teması kurmakta zorlanmak
2. Arkadaşlık ilişkileri geliştirememek
3. Pek çok şeyi başkalarıyla birlikte değil de kendi başına yapmayı 

yeğlemek
4. Çevredeki kişilerin yaptıklarıyla ilgilenmemek; onlar kendisiyle

 ilgilendiğinde ise
kayıtsız kalmak

B. İletişim Zorlukları
1. Dil ve konuşma gelişiminde akranlarının gerisinde olmak ya da hiç 

konuşmamak
2. Başkalarıyla sohbet başlatmada ve sürdürmede zorlanmak
3. Bazı sözleri tekrar tekrar ve ilişkisiz zamanlarda söylemek
4. Çevresinde bulunan aynı yaşlardaki çocukların oynadığı oyunlara
 ilgi göstermemek


C. İlgi ve Davranış Takıntıları
1. Bazı sıra dışı konulara karşı aşırı ilgi duymak; örneğin, asansörlerin 

nasıl çalıştığı
2. Günlük yaşamdaki düzen değişikliklerine katlanamamak; örneğin, 
eşyaların yerinin 

değişmesi
3. Sıra dışı beden hareketleri yapmak; örneğin, sallanmak ya da 

çırpınmak
4. Bazı nesnelerle sıra dışı hareketler yapmak; örneğin, nesneleri 
döndürmek ya da 

sıraya dizmek.
Amerikan Psikiyatri Birliği, otizm spektrum bozukluğu içinde yer 
alan otizm 
tanısı için, çocuğun yukarıda sıralanan 12 belirtiden en az altısına 
sahip olmasını 
ve bu belirtilerden en az ikisinin sosyal etkileşim sorunları kategorisinden,
 en az
 birer tanesinin ise diğer iki kategoriden (iletişim sorunları ve sınırlı/yinelenen
 ilgi ve davranışlar) gelmesi gerektiğini ortaya koymuştur. Ayrıca, bu belirtilerden

 en az birinin 36 aydan önce varlığı da aranmaktadır.
Otizm spektrum bozukluğu şemsiyesi altında yer alan diğer kategoriler için
 daha farklı ölçütler söz konusudur. Örneğin, Asperger sendromu tanısı için,
 iletişim sorunları alanında herhangi bir belirti görülmemesi gerekmektedir.

destek için tık tık...



27 Mart 2013 Çarşamba

DÜNYA TİYATRO GÜNÜ KUTLU OLSUN :) demek yeter mi ki :(

Bugün 27 Mart...
Güzel ve iyi dileklerin havada uçuştuğu bir gün daha...



DÜNYA TİYATRO GÜNÜ veya DÜNYA TİYATROLAR GÜNÜ...

Esasen farkeder tabi, TİYATRO veya TİYATROLAR aynı anlamı taşımıyorsa da...Her ikisi de insanlara ne zamandır tiyatroya gitmediğini,tiyatrolara destek vermediğini,tiyatrocuların emeğini tv izlemek uğruna nicedir ezdiğini hatırlatıyorsa...varsın dileyen dilediği gibi kutlasın,dilediği gibi telafuz etsin ama yine havalarda uçuşan ve yazıldıktan hemen sonra unutulan kutlamalardan olmasın...

Öğrenciliğimizde gişelerin açılış saatini beklerdik,zaman zaman sıraya girerdik,bazen de dersten geç çıktığımız için ilk haftasında izlemek istediğimiz oyun için ancak 2 hafta sonraya hatta belki istediğimizden farklı bir sahneye bilet bulurduk...Cebimizdeki para yetmediğinde rica minnet ayırtmaya çalışırdık.Bazen az sayıda basılmış broşürlerden kalan olmazdı da; itiraf ediyorum tıpkı oyun sonrası afiş çaldığımız gibi bazen de duyuru panosundan broşür çalardık ama görevlilere de kendimizi ihbar ederdik:) Ama şimdi herşeyin kolaylaştığı şu günlerde teknoloji dediğimiz şey sadece sosyal medyadan ibaret değil...like etmenin ötesinde nimetleri de var teknolojinin...Yeni oyunların bilgisi de,oyunların içeriği de hatta onlıne biletiniz de bir tık ötenizde...

Eğer gerçekten emeğe saygı duyanlardanım diyorsanız ve tiyatro bağımlılığım, nikotin bağımlılığımdan aşağı olacak değil ya bir yada birkaç sigara parasını bir oyun izlemek için versem gözüme gelecek değil ya diyorsanız,ben sadece hava olsun diye gösteriş olsun diye değil sahiden severim tiyatroyu diyorsanız ...



Özel tiyatrolarda da , amatör sahneler dahil olmak üzere şahane çalışmalar var ama emek verenler o kadar çok ki burada hepsine yer veremeyeceğim için birini hatırlayıp diğerini unutarak emeğe haksızlık etmek istemedim ve bağlantı belirtemedim ama anımsadığınız bir tiyatrocunun peşine düşün,arayın araştırın kesinlikle bir yerlerde nefesini tiyatro için tükettiğini öğreneceksiniz çünkü sahnede nefes alırlarsa yaşamış sayılıyor onlar.Tanıdığım ve sohbet etme imkanı bulduğum bütün tiyatro emektarlarına bir kez daha hayran kaldığımı net olarak belirtmek isterim.Yorumlarınız da son izlediğiniz oyunlardan örnekler vererek Özel Tiyatrolarında isimlerini analım.Ne dersiniz?

Çocuk haklarını savunuyor görünüp en yakınınız da haksızlığa maruz kalan bir çocuk için bir şeyler yapmıyorsanız,hayvan sever gibi görünüp önünden geçtiğiniz yaralı bir kedi yada kuşu kenara dahi çekmiyor,masanızdan arta kalan yemekleri en yakındaki sokak hayvanlarına vermektense pervasızca çöpe atıyorsanız,emeğe saygı diye bağlantılar paylaşıp hala korsan yayınların peşinde koşuyorsanız ve tiyatroyu pek çok severmiş gibi yapıp birkaç bağlantı paylaşıp sonra bu hafta hangi dizileri izleyip hafta sonu hangi alışveriş merkezinde akşam edeceğiz planları yapıyorsanız kusura bakmayın ama sadece KENDİNİZİ KANDIRIYORSUNUZ !!! Bi an olsun,en azından kendinize dürüst davranıp evet ama ne yapmam gerek diyorsanız size göstereceğim adresler yine tiyatrolar olacak çünkü "kendi"nizi ancak orada bulabilirsiniz.Sahnedeki karakterler ben,sen,o dur çünkü...Olumlu,olumsuz bütün yanlarımızla hepimiz sahnede değilmiyiz,dünyanın tüm güzellikleri ile birlikte bütün sahteliği de tiyatro sahnelerindedir.Kişisel gelişim kitaplarında ve seminerler de ne olduğunu anlamaya çabaladığınız "farkındalık" orada sizi beklemektedir.Buyrun bu hafta burdan yakalım...